Bâb-ı Âli Baskını


Bâb-ı Âli Baskını


Bâb-ı Âli Baskını tarihin en haklı ve en cüretkar baskını az sayıda insanın büyük macerası Türk tarihinin dönüm noktası sömürüye,emperyalizme vatana ihanete karşı bir mücadele vatan ve millet dışında hiç birşeyi düşünmeyen bir grup idealist insan ölümle,yaşam arasındaki o ince çizgi.Başarı şansı neredeyse hiç olmayan bir darbenin hiç beklenmedik sonu.

Darbeye Katılanların Listesi

Binbaşı Enver Bey,Yüzbaşı Yakub Cemil,Talat Bey,Filipeli Hilmi,Sapancalı Hakkı,İzmitli Mümtaz,Mustafa Necip,Ömer Naci ve Süleyman Askeri gibi önemli isimlerin başını çektiği ve daha nice vatanseverin katıldığı bir baskın.



İttihat ve Terakki İleri Gelenleri


23 Ocak Perşembe Saat 13:00

Saat Bâb-ı Âli civarında toplanma merkezi olarak tesbit edilen kahvahane,gazino ve otel gibi yerlere son kez göz attılar bu sırada Hüsamettün Ertürk,birkaç arkadaşı ile birlikte baskının sızmasını engellemek için posta ve telgraf daireleri gibi önemli ve stratejik değeri olan noktaları ele geçirmek için tetikte bekliyor.Estern kablo idaresi işgal edilecek,Büyük dere Rus konsolosluğu’nun bahçesindeki telsiz istasyonu ele geçirilecekti.Nihayet emir geldi ve Hüsamettin bey ve ekibi harekete geçti.Öte yandan Teşkilat’a bağlı subaylar da Bâb-ı Âli civarında ki devriyeleri kaldırdılar.Kurmay Binbaşı Enver Bey ve arkadaşları teşkilat’ın askeri müfettişliğinde,Talat Bey’den gelecek haberi beklemekteydiler.Yüzbaşı Yakup Cemil,İzmitli Mümtaz ve Mustafa Cemil ise Silahlarını kuşanmış Enver Paşa’nın yanında yer almış bekliyorlardı.Saat iki buçuğu geçerken Sapancalı Hakkı’dan beklenen haber geldi haber aynen şöyle idi.”Haydi her şey hazır ve tamam,çıkınız!”Bu haberi sabırsızlıkla bekleyen Enver Bey ve arkadaşları şimşek gibi fırlarladılar Enver Bey kapının önünde kendisi için hazırlanan Kır ata bindi.Şimdi o bir savaş kahramanı gibi göz alıcı ve heybetli gözüküyordu.Nuruosmaniye’den Bâb-ı Âli’ye doğru ilerleyen Enver Bey’in yanında Filibeli Hilmi ve İzmitli Mümtaz Bâb-ı Âli’nin tenha sokakların’da ilerleyen grup kısa bir süre sonra Bâb-ı Âli’nin önündeydi ama geleceğim diyen altmış fedakar adamdan hiç biri ortada yoktu.Az sonra Enver Bey bugünkü İran Konsolosluğunun bulunduğu sokağın başında görüldü görülen manzara hiç hoş değildi geleceğim diyenlerin hiç biri ortada yoktu Yakub Cemil ve Mustafa Necip’in de katılımıyla ekip tamamdı. 


Enver Bey


Enver Bey Sapancalı Hakkı Bey’e dönerek Herşey hazır dediğiniz bu muydu?Beni ateşe attınız gibisinden bakıyordu.Çok geçmeden her yaştan insan Bâb-ı Âli’nin önüne gelmeye başladı Enver Bey’in hedefi Toplantı halindeki hükümetti.Binayı koruması gereken Uşak Taburu ortalarda yoktu her şey en ince ayrıntısına kadar ayarlanmıştı İttihatçılar Uşak taburunu elde etmişti.Aksi takdirde darbe başlamadan bitecek başta Enver Bey olmak üzere bütün ittihatçılar kurşuna dizilecekti ama şükürler olsun ki öyle bir şey olmadı.Olayların en ateşli hale geldiği sırada Ömer Naci ve Ömer Seyfettin Bâb-ı Âli merdivenlerinden yukarı doğru çıkıp şöyle bağırıyordu.”Vatandaşlar!Kamil Paşa Hükümeti,Edirne’yi Bulgarlara bugün resmen terkediyor.Şu dakikalar Bâb-ı Âli’de notalar imzalanıyor.Büyük Türk milleti bunu hiçbir zaman kabul etmeyecektir.İttihat ve Terakki buna ne pahasına olursa olsun izin vermeyecektir.Yaşasın büyük Türk Milleti.Yaşasın İttihat ve Terakki!”Ömer Naci kitleleri öylesine etkiliyordu ki her dakika Bâb-ı Âli yokuşu biraz daha kalabalıklaşıyordu.Vatandaşlar Ömer Naci'nin etrafını sarıyor Ömer Naci sloganlarına devam ediyor orada işte Kahramanlarımız bu beceriksiz idareye son verecek diyordu.Bununla’da bitmiyor Ömer Naci Uşak Taburuna sesleniyor “Kardeşlerim sizin düşmanlarınız biz değiliz sizin düşmanlarınız Çatalca’da bekliyor”diyordu.Bu nutuklar sayesinde Enver Bey  ve yanındakiler dış kapıyı aşıp avluya doğru ilerliyordu.Kalabalık her dakika çığ gibi büyürken ancak Doktor ağabeydin bey’in kapıyı kapatınız talimatıyla kapanabiliyordu.Olaylar çok hızlı gelişiyordu Enver Bey,İzmitli Mümtaz,Filibeli Hilmi,Mustafa Necip,Yakub Cemil,Sapancalı Hakkı ilerlerken Talat Bey’de onları takip ediyordu görülen nöbetçilere verilen komutlar;

"Selam dur,yolu aç ve geri çekil!"



Olaylar o kadar hızlı oluyordu ki askerler ne yapacaklarını şaşırıp komuta uyuyor Enver Bey ve arkadaşlarını selamlayarak ilerliyordu.Baskından ilk haberi olan kişi Sadaret Yaveri Nafiz Bey oldu Misafiriyle odasında çay içen nafiz bey baskının sesiyle silahını kaptığı gibi salona fırlamış Şeyhülislam Cemalettin Efendinin korumalarından birinin cesedini görünce'de rastgele ateş etmeye başlamış ve Nafiz Bey 1 dk sonra bir kurşun darbesiyle yere yığılmış,yatıyordu.Nafiz Bey düşerken sadece 2 dk sonra Harbiye Nazırının Yaveri olan Kıbrıslı Tevfik bey aldığı kurşun yaralarıyla cansız olarak yere düşmüştür.Bu baskının ikinci kaybı derken bir asker daha ölür.İttihatçıların tek kaybı ise ölmek üzere olan Nafiz Bey tarafından vurulan Mustafa Neciptir. Bâb-ı Âli tam bir savaş alanına dönüşmüştü,insanlar ölüyor her yeri kan götürüyordu.Silah seslerini duyan Nazım Paşa iri cüssesiyle ve elleri cebinde olarak salona çıktı.Nazım Paşa karşısında Enver Paşa ve arkadaşlarını görünce çok şaşırdı ama ardından kendini toparlayarak bağırmaya başladı.
-Bu ne cüret!Burada ne arıyorsunuz asi herifler?Aklınızca sadareti mi basacaksınız!..
Enver hemen kusursuz bir esas duruşa geçti,her zamanki gibi kibar ve nazik bir şekilde.
-Efendim diye söze başlayan Enver Bey Millet Kamil Paşa Hükümeti'nin istifasını istiyor.Vatanı satanlara ordu izin vermeyecektir.Enver Bey sözünü bitirmemişti ki Nazım Paşa tekrar bağırmaya,karşısındakini azarlamaya başladı o anda Yakub Cemil koluyla paşayı kavradı.Paşanın sağ şakağına tabancayı dayadı ve ateşledi.Nazım Paşa birden düştü ağzından kan boşaldı ve can çekişmeye başladı.Yakub Cemil öyle bir atış yapmıştı ki eğer kurşun bir mm kaysa Sapancalı hakkı ölecekti.Herkes bir tarafa kaçışmış ortalık boşalmış durumdaydı.işin ciddiyetini kavrayan Enver Bey “aman ne yaptın Yakub buna gerek var mıydı?” diye bağırmaya başladı.Yakub Cemil serinkanlı bir şekilde”bu heriflere laf anlatılmaz”dedi ve ölmek üzere olan Paşa’ya bir kurşun daha sıktı.Bu sırada Talat Bey geldi hiç memnun olmayan bir tavırla “arkadaşlar böyle olmayacaktı,planda bu yoktu.Eğer böyle devam ederse ben işi bırakır ve çeker giderim.”Subayların bundan sonraki ilk işi Sadrazam Kamil Paşayı bulmak oldu.Kamil Paşa Meclis-i Vükela salonunda yapayalnızdı çünkü bakanların hepsi kaçmıştı.Enver Bey ve Arkadaşlarını gören Kıbrıslı Kamil Paşa sakince;
-Ne istiyorsunuz evlatlarım?Sonra Enver Bey’e dönerek konuşmaya devam etti
-Eğer bu hareket olmasaydı ülkemiz barışa kavuşacaktı,bu baskın olmasaydı Bulgarlar,Sırplar,Yunanlılar işgal ettikleri yerleri geri verecekti.Madem mührü istiyorsunuz durmayın alınız!. Paşa bunun ardından istifa dilekçesini yazdı.


“Vezir-i Maâlî-semîrim Mahmud Şevket Paşa
Kâmil Paşa'nın vuku-ı istifasına ve hâl ve mevki'in müstagni-i izah olan ehemmeyetine binaen mesned-i Sadaret'in mücerrebü'l iktidar bir zât uhdesine tevcîhine lüzûm görülüb sizin iktidar ve kîfayetiniz nezdimizde ma'lûm ve müsellem olduğundan hidmet-i Sadaret, rütbe-i sâmiye-i vezâret ve müşîrî ile uhdenize tevcîh kılınmış ve Meşihât-ı İslâmiye'ye de münasib bir zâtın intihâbı der-derst bulunmuşdur.
Hey'at-ı cedîde-i vükelânın teşkîliyle tasdikimize arzını irâde eylerim. Heman cenâb-ı Hakk muvaffak bi'l-hayr buyursun.
Âmin, bi-hürmeti Seyyidi'l-Mürselîn.”
—10 Kânûn-i sânî 328, Mehmed Reşad
Bâb-ı Âli Önünde Toplanan Kalabalık

Artık Hükümet Devrilmiş,darbe başarı ile tamamlanmıştır.
-Kaynaklar-Yakup Cemil(İlyas Kara)
-Wikipedia(İstifa Mektubu)
-Osmanlı Albümü
-SavunmaTürk'te ki adım İsmail Enverdir Yazı Tamamen Bana Aittir.

0 yorum: